Bir grup insan uçak yoculuğı sırasındayken uçak, himalaya dağları yakınlarında düşer ve bu gruptan bir bölümü sağ kurtulur. Ancak bu kurtuluş aslında sonlarının başlangıcıdır.

Bulundukları bölge yerleşim yerlerine oldukça uzaktır. Ayrıca ‘YETİ’ isimli yaratıkta tüm vahşiliğiyle onları beklemektedir.

Film konusu bakımından güzel fakat  filmdeki canavar oldukça basit ve komik görünüyor.

Lanetli olduğuna inanılan bir köye araştırma yapmak için bir grup arkeolog gelir. Lanetin sebebi bundan tam yedi yüz yıl öncesine dayanmaktadır. Kız çocuklarının uğursuzluğuna inanan köy halkı hepsini öldürür. Sadece bir baba kızına kıyamaz ve yaşlı bir kadın ona büyü yapar.

Ayşe ve ekibi Artuklu Kralı Sultan Salih’ e ait bir kitabı aramaya başlarlar. Zeynep, Ayşe’ nin çok yakın bir arkadaşıdır ama duygularını engelleyememiş ve yıllardan beri arkadaşının kocası Tarık’ a bir aşk beslemiştir. Zeynep’ in bu aşkı lanetin yıllar sonra tekrarlanmasına sebep olur. Büyücüye giden Zeynep, Tarık’ı elde etmek için yardım ister. Ama büyü yenilenir ve kötü cinler ekibe korku dolu günler yaşatmaya başlayacaktır.

Oyuncuların bile çekimler sırasında ürkmüş olduğu söylenen filmin afişinde, Kuran’dan bazı ayetler de kullanılmış.

Eda ve Cenk akademi yıllarında tanışıp evlenmiş genç bir çifttir. Genç çiftin mutluluğu, Eda’nın bir bebek beklediğini öğrenmesi ile perçinlenir. Ancak Eda hamileliğinin ilerleyen aylarında sıradışı olaylar yaşamaya başlar. Cennetle cehennem arasında, arafta kalmış bir ruh, intikamını almak için dünyaya dönmüştür. Eda kendisine aman vermeyen bu kabustan uyanmaya çalışırken, genç çiftin etrafını benzeri görülmemiş bir dehşet saracaktır.

Dağlık bölgede yer alan eski bir akıl hastanesinde psikiyatr olarak göreve başlayan Dr. Deniz, hastaneye gelidiği ilk gün bir intihar vakası ile karşılaşır. Olayı araştırmak için hastaneye gelen iki polis ise bölgedeki yoğun yağış ve oluşan heyelan sonucu yolların ve telefon hatlarının hasar görmesinden dolayı mahsur kalmışlardır. Yıllar boyunca sakin ve kendi halinde varlığını sürdürmüş olan bu akıl hastanesi, 3 gün içerisinde işlenecek vahşi cinayetlerle sarsılacak ve herkesin herkesten şüphelendiği, korkunun hüküm sürdüğü bir karabasan haline dönüşecektir.

İstanbul’da ardarda yaşanan sarsıntılar, annesini depremde kaybeden Bilge üzerinde psikolojik rahatsızlıklar yaratmakta ve genç kadının ciddi travmalar yaşamasına neden olmaktadır. İki küçük çocuğu, eşi ve yeğenleriyle şehri terk ederek, olası İstanbul Depremi’nden kaçıp bu “Küçük Kıyamet”ten kurtulmaya çalışan aile, gittikleri başka bir güney kasabasında bu kez başlarına gelen esrarengiz olaylar nedeniyle yine korkularıyla yüzleşirler.

27 yaşındaki Canan Karaca ve kocası Volkan Karaca yeni aldıkları büyük bir eve taşınırlar. Her şey çok iyi giderken bir gün sebebini bilmediğimiz bir şekilde Canan’a garip şeyler olmaya başlar. Canan yavaş yavaş başka bir varlığa, kendisine hükmetmeye başlayan bir yaratığa dönüşmeye  başlar. SEMUM kendisine hedef olarak neden Canan’ı seçmiştir ve ona ne yapacaktır? Sıradan bir insan için cehennemin kapısı nasıl açılır?

Semum nedir?
İslam inancına göre insanlar kuru bir çamurdan yaratıldı ve insanoğlu yaratılmadan önce dünya üzerinde yaşayan bir takım yaratıklar vardı. Bu yaratıklar kızgın ateşin dumansız alevinden yaratılmış ve daha sonra korkunç bir zehirle birleştirilerek SEMUM halini almışlardır. İnsanlar dünya üzerine geldikten sonra başta şeytan olmak üzere bazı SEMUM’lar insanları kıskanıp onlara türlü kötülükler yapmaya başlamış. Kısacası SEMUM, insanın tüm gözeneklerine kadar girip onları zehirleyen çok tehlikeli bir yaratıktır. Her an herkese saldırabilecek, çok hızlı hareket eden, zehirleyici SEMUM’lar bazı durumlarda asla geri dönmez, içine girdiği insana cehennem gibi bir hayat yaşatır.

Beş arkadaş, hafta sonu için kiraladıkları bir arabayla Kapadokya’daki Gomeda Vadisi’ne doğru yola çıkar. Fakat yolda kaza geçiren gençler yollarına yürüyerek devam etmek zorunda kalırlar. Gomeda Vadisi’ne ulaştıklarında bir mağarada konaklamak zorunda kalırlar. Bu tatil onlar için düşlerin ve kâbusların eşliğinde birçok sürpriz saklamaktadır.

Tehlikeli bir turnuvaya tanıklık etmek ister misiniz? Aksiyon ve gerilim severlerin ilgisini çekebilecek bir film.

Rage virüsünün Britanya adalarına yayılmasından altı ay sonra, Amerika ordusu düzeni yeniden sağlamış ve karantina altındaki bölgelere insanları tekrar yerleştirmeye başlamıştır. Ülke tekrar inşa edilirken, yurtlarına geri dönen bir mülteci aile tekrar bir araya gelmenin sevinci içindedir. Fakat içlerinden birisi korkunç bir sır saklamaktadır: içlerinden birisi Rage virüsü taşıyıcısıdır.

23 numara Jim Carry’nin komedi filmlerinde olduğu kadar korku ve gerilim filmlerinde de başarılı olduğunun en bariz kanıtı. Başından sonuna akıl dolu olan bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Filmin konusu kısaca 23 numarayı saplantı haline getiren Walter’ın (Jim Carry) hayatının rutinden kötüye doğru bir anda değişmesi. Başlarda sıradışı ve esrarengiz gibi görünen bu film Walter tarafından yavaş yavaş paranoya, şüphe, kuşku ve şiddete çekiliyor. Jim Carry’nin en önemli filmlerinden biri. Number 23

Copyright © 2010 Filmsever.NET - Tüm Hakları Saklıdır. Suffusion WordPress theme by Sayontan Sinha