Cem yılmazın en son ve en komik filmi olan Yahşi Batı’yı artık DVDRIP kalitesinde torrent olrak indirip izleyebilirsiniz. Film Osmanlı padişahının Amerikan Başkanına hediye götürmesi için görevlendirdiği iki casusun başından geçenleri anlatıyor. Filmin; Cem Yılmaz , Ozan Güven , Demet Evgar , Zafer Algöz , Özkan Uğur gibi son derece kaliteli oyunculardan oluşan bir  kadrosu var. Mutlaka izlemeniz gereken bir film.

1914 yılı Haziran ayı…
O günler, ülkemizin büyük toprak kayıpları ve milyonlarca insanımızın da büyük perişanlıklar yaşamasına neden olan Balkan Harbi’nden henüz kurtulduğumuz günlerdir, yaralarımızı sarıp ülkemizi feraha çıkartmaya çalıştığımız barış günleridir.
İşte o günlerde henüz hayatının baharındaki Münire (Özge Özberk), lise müdürü olan babası Cemal öğretmen (Emin Olcay), kendisinden sadece birkaç yaş küçük olan iki erkek kardeşi Mehmet ve Mustafa’dan oluşan ailesiyle Van’da mesut ve mütevazı bir hayat yaşamaktadır ve nişanlısı Süleyman Teğmen (Cansel Elçin) ile çok yakında evlenecektir.
Fakat bu mutlu günler çok sürmez, Ağustos 1914’te Avrupa’da 1’nci Dünya Harbi’nin başlamasıyla birlikte ülkemizde de seferberlik ilan edilir. Varını yoğunu ordusu emrine veren halk, çocuklarını da askere gönderir, Süleyman Teğmen de cepheye gider.
Kasım 1914’te Rusların taaruzu ile harp ülkemize de sıçrar, Sarıkamış Harbi’nin başlamasıyla birlikte çatışmalar daha da yoğunlaşır. Sınır bölgesinde harp etmekte olan ve Süleyman Teğmen’in de yer aldığı Jandarma Tümeni’nden o günlerde Van’a gelen acil bir telgraf, süratle cephane yetiştirilmediği takdirde harbin ve Van şehrinin tehlikeye gireceğini bildirmektedir.
Ancak o günlerde Van karlar altındadır, hele şehrin dışında kar yüksekliği iki metreyi bulmakta, hayvanlar karlı dağları yürüyememekte, kağnı vs arabalar ise hiç işlememektedir. Yapılacak tek şey, cephaneyi 100 kadar yayanın sırtında nakletmektir. Ancak, şehirde resmî görevliler dışında, ihtiyarlarla kadınlardan başka çokaz sayıda “eli tüfek tutan erkek” kalmıştır; onlar da “TAŞNAK ÇETELERİ”ne karşı şehri ve ailelerini korumak için şehirde kalmak zorundadırlar… Akla gelen her çareye başvurulur, neticede, eğer kabul ederlerse bu yükü öğrenci çocuklarla göndermekten başka yapacak bir şey olmadığına karar verilir.

Eichmann

Filme adını veren “Eichmann” savaş suçlusu olarak mahkemeye çıkan Nazi subaylarından birinin soyadı. Adolf Eichmann Nazi Almanyası’nda ulaştırmadan sorumlu çok önemli bir görev üstlenmiş, savaş sonrasında da bir şekilde izini kaybettirmiş bir subay. İsrailli “Nazi Avcıları” bir şekilde onun izini buluyor ve mahkemeye çıkarmayı başarıyorlar. 1933 doğumlu, özellikle 97 tarihli “Fierce Creatures” (Kevin Kline) filmiyle tanınan yönetmen Robert Young’ın imzasını taşıyan film böylesine çarpıcı bir konuyu ekrana taşıyor. Eichmann rolünde birçok Hollywood yapımında (King Koong, Wanted, The Pianist) rol alan günümüz Alman sinemasının en popüler aktörlerinden Thomas Kretschmann yer alıyor. Soruşturmaları takip eden Avner Less rolünde Troy Garity’yi izliyoruz. Bu zorlu davada kendini kaybeden Less’in eşi rolünde yine önemli bir Alman sinema sanatçısı, “Run Lola Run” filmiyle çıkış yapan ve ardından “Bourne” serisi filmlerdeki Marie rolüyle dünyaca tanınmaya başlayan Franka Potente yer alıyor.

Yedi Kocalı Hürmüz

1800′lü yılların sonlarında İstanbul Taşkasap’ta yaşayan Hürmüz, değişik mesleklerden altı kişiyle hiçbir yasal yanı olmadan evlenmiştir. Her kocasını haftanın bir günü ağırlamakta, gönüllerini hoş etmekte, onlardan hediyeler almakta ve ekonomik sorunlarını çözmektedir.

Ancak, onun gönlü berber eşinin dükkânında gördüğü doktordadır. Bir hastalık uyduran Hürmüz doktoru da evine getirtir. Doktor da ona âşık olur… Bu andan sonra doktor ve Hürmüz, kendilerini karmaşık olduğu kadar, gülünç gelişmeler karşısında bulurlar.

Güz Sancısı

1955 yılı güz mevsimine doğru yol alırken, Beyoğlu’nun ışıltılı güzelliğinin üstüne Türkiye’nin gerginleşen siyasi ortamının gölgeleri düşmeye başlamıştır. Antakya’daki güçlü nüfuzu yüzünden DP’nin yakından ilgilendiği, babasının tek oğlu olan Behçet, İstanbul’da Hukuk Fakültesi’nde asistanlık yaparken, yetiştiriliş tarzı ve babasının etkili kimliğinin gölgesinde marjinal düşüncelere doğru sürüklenmektedir.

Behçet’i sürüklendiği yolda tökezleten tek şey, oturduğu dairenin karşısındaki bir başka dairenin penceresinde gizlice izlediği kadın olacaktır. Behçet tarafından izlendiğini bilen bu kadın Elena’dır. Elena, Beyoğlu’nun kozmopolit güzelliğini oluşturan eşsiz parçalardan biridir. Genç kadın, kendisi de eski bir fahişe olan babaannesi tarafından, üst düzey bürokratlara sunulan bir fahişedir. Babaanne ile torun arasında, yaşadıkları toplumda gayrimüslim olmanın getirdiği dayanışmanın ötesinde, gizemli bir bağımlılık ilişkisi vardır.

Gayrimüslimleri taraf olarak belirleyen ve günden güne coşan siyasi dalgaların ortasında, Elena ile Behçet arasındaki karşı konulmaz aşk, kendini savunmaya çalışmaktadır. İki genç, aşkın topraklarında ‘aynı’, yaşadıkları ülkenin topraklarında ‘farklı’ taraflardadırlar. Behçet, militan bir kalemin günbegün koyulaşan renklerle çizdiği politik çizgide yürürken; attığı her adım onu, düşman uyruğundaki Elena’dan, yani aşktan biraz daha uzaklaştırmaktadır. Elena ise, babaannesinin ona biçtiği, çıkışı olmayan yazgının duvarlarını Behçet’e duyduğu aşkla zorlarken, başka bir çıkışsız yazgının; sevgilisini teslim alan marjinal siyasetin duvarlarına çarpacaktır…

Yahşi Batı - Online İzle

“Aziz Bey, ile Lemi Bey, 19. yüzyılın sonlarında padişah tarafından görevlendirilerek Amerika ya giderler. Yanlarına da hediye olarak verilmek üzere çok değerli bir elmas taş ve yüksek miktarda para vardır. İkili Amerika ya varınca, gidecekleri menzil için bir posta arabasına binerler.Lemi Bey ile Aziz Bey bu yolculuk esnasında soyulurlar. Önce ellerinden elmas taş gider, sonra da paralarını kaptırırlar. İki Osmanlı, kaptırdıkları parayı tekrar bulabilecekler midir?

Filmin oyuncularına baktığımızda Cem Yılmaz, Ozan Güven, Demet Evgar, Özkan Uğur ve Cansu Dere dikkat çeken isimler.

Agora 2009

O, tarihin gördüğü en etkileyici ve ilgi çekici kadınlardan biriydi. Hem belinden aşağıya kadar uzanan sarı saçlarıyla göz kamaştıracak, nefes kesecek kadar güzel, hem de adını matematikçi, filozof ve astronom olarak tarihe yazdıracak kadar zeki bir kadın. Ve ne trajiktir ki ölümüyle bile unutulmayacak bir kadın. Üzerine çullanan onlarca erkeğin darbeleriyle son nefesini veren, cesedi sokaklarda sürüklenip, eti kemiklerinden midye kabukları yardımıyla ayrılan ama ne olursa olsun tarihin unutulmazları arasına giren bir kadın. Yani 45 yaşındayken bu dünyadan göçüp giden İskenderiyeli Hypatia.

Filmde Hypatia’yı Oscar ödüllü oyuncu Rachel Weisz canlandırıyor. Rol arkadaşları ise bir süre önce yaşama veda eden yönetmen Anthony Minghella’nın oğlu Max Minghella ile Oscar Isaac. İşte bu filmle bir kez daha hatırlanan İskenderiyeli Hypatia’nın trajik öyküsü.

Devrim Arabaları

Devlet Başkanı Cemal Gürsel tümüyle yerli üretim bir otomobil yapılmasını emreder ve görevin TCDD işletmesine verildiği bildirilir. O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri ‘Türk insanının makûs talihine karşı bir meydan okuma’ olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları’nın Eskişehir’deki Cer Atölyesi seçilir. Zaman oldukça dardır. Cumhuriyet Bayramı’ na kadar yalnızca 130 günü vardır ekibin. Türkiye’nin ilk yerli otomobili olacak eserin adı da konmuştur: “Devrim”.

Osmanlı Cumhuriyeti

Ata Demirer, Vildan Atasever, Sümer Tilmaç, Ceyhun Yılmaz, Necmi Yapıcı ve dahası. Osmanlı Cumhuriyeti güldüren, düşündüren, zaman zaman özleten ve duygulandıran bir film. Türk yapımı iyi komedi filmlerinden olan Osmanlı Cumhuriyeti seyredilmeye değer.

“Ya Atatürk olmasaydı?” sorusunun cevabı şeklinde akan filmi beğeneceğinizi umuyoruz.

Piyanist

Wladyslaw Szpilman, savaş patlak verdiğinde 27 yaşındaydı ve Polonya’nın geleceği en parlak konser piyanistlerinden biriydi. Luftwaffe’de radyo istasyonu bombalandığında Chopin’in C minor Nocturne’nü çalıyordu.Tüm Yahudiler gibi o ve ailesi de evlerinden çıkartılarak Varşova gettolarına sürülmüştü. Bu çok yetenekli genç adam yeni yaşamında karaborsacıların ve işbirlikçilerin eğlendiği barlarda çalmaya başlamıştır.İşte bu işbirlikçilerden biri onu ve ailesini ölüme götüren esir kampı trenlerinden birinden kurtarmıştır. Savaş fısıltıları, direnişçiler ve sürpriz bir Alman subayı sayesinde Szpilman savaşta hayatta kalmayı başarır.

Filmin IMDB puanı 8.5/10 ve film dünyanın en kaliteli yapımları arasında…

Copyright © 2010 Filmsever.NET - Tüm Hakları Saklıdır. Suffusion WordPress theme by Sayontan Sinha